American Autumn

Ekonomi için Yeni Bir Kavrayış

Sihirli, gizemli, yeniden duygusal ve sezgisel 
Rafiqur Rahman - Reuters

This article is available in:

Ekonomi, her zaman bugünkü gibi bir bilim değildi. Aslında, çok da uzak olmayan bir tarihte şimdiki ifadesiyle büyük E konomi, sihirli, gizemli ve büsbütün derinlikliydi. John Maynard Keynes, Amerika'nın büyük buhrandan çıkışının mimarı ve refah devletinin önde gelen savunucusu, ekonominin temelde "animal spirit" adını verdiği duygusal ve sezgisel faktörler tarafından yönetildiğine inanıyordu. Yani, Locke/Smith ekonomik paradigmasındaki özgür, eşit, rasyonel tüketici davranışları piyasadaki insan eylemlerini yeterince açıklayamıyordu; ekonomiler daha çok Freudçu "hayvani miras"a uygun haraket etmekteydi, veya nedensellik yerine ezoterik ve duygusal dürtülerle. Ekonomik düşüncenin şekillendiği bu çağdaki diğer düşünürler, mesela Joseph Schumpeter, kapitalizmin kalbinde savaşçı, şiddetli bir dürtü olan "yaratıcı yıkım"ın gizli olduğunu algılamıştı. Ve Karl Marx, büyük hayalperest, ekonomik teorinin bencilliği güçlendirmek ve ödüllendirmek yerine herkesin yeteneklerine göre verdiği ve ihtiyaçlarına göre aldığı daha iyi bir sosyal alem yaratabileceğini öne sürüyordu.

Fakat 1950lerde, mantıksal pozitivistler bilimsel metodu sosyal fenomenlere uygulayarak katı rasyonellik felsefesinin cakasını satmaya başladığında, ekonomistler psikolojik ve sosyolojik düşüncelerden uzaklaşmaya başladılar. Kendilerini hakiki bilim adamları olarak düşünmeyi seviyorlardı ve birkaç jenerasyon boyunca insan davranışını rasyonalize etmeye devam ettiler, teori ve modellerini "zararlı"düşüncelerden ayrıştırdılar ve fizik modeli gibi işleyen matematik güdümlü eksiksiz bir disipline dönüştürmeye çalıştılar.

Bugün, Gregory Mankiw'in üniversitelerin ilk yılında yaygın olarak kullanılan ders kitabı Ekonominin Prensipleri gibi çalışmalar gösteriyor ki "ortak fayda"yı dert edinen disiplinler, etik sorularla ve sosyal arzularla bağı zayıflamış, formüller ve kullanışsız denklemlerle dolu, kuru, sıkıcı, ahlak ve insanlık dışı bir çalışmaya dönüşmüş durumda. Ekonominin Prensipleri'nin grafiklere boğulmuş sayfaları, ekonominin köklerindeki şiirsellikten ve düzyazıdan -genellikle yanlış okunmuş global finansın başucu kitabı Adam Smith'in "Ülkelerin Zenginliği"ni burada anabiliriz- uzaklaşarak duygusuz ve elit matematiğe doğru gidişatını ifşa etmekte.

Bu arada, bazı radikal (aslında pek radikal değil, sadece geleneksel) düşünürler, mantık müptelası ekonomistleri gittikleri yolun hiç de iç açıcı olmadığı konusunda uyardılar. Nobel ödüllü Wassily Leontief şunu söylüyordu : "Ekonomi departmanları ezoterik matematikte çok parlak olan ama gerçek ekonomik hayata safça yaklaşan ahmak güruhlar mezun etmekte." Ekonomik Düşüncenin Kökenleri kitabının yazarı, Guy Routh : "Standart ekonomik metinler, insanların kafalarını karıştırarak büyüyen karmaşa ve gerçekdışılık mitine inanmaları için zemin hazırlayan, insanları olan bitene yabancılaştıran dökümanlar." Ve Amerikalı büyük ekonomist ve tarihçi Robert Heilbroner'ın meşhur uyarısı: "Ekonomik düşüncenin ilerlemesi için önce kendisini intahara sürükleyen biçimciliğinden kurtulması gerekir."

Fakat boşuna... yarım yüzyıldır bu uyarılara kulak asan olmadı.

İşte buradayız. Büyük Buhran 2.0 ve nihayet gizemli ekonomi uzun süren mantık uykusundan uyanıyor. Tırmanan finansal ve ekolojik çöküşün paniğiyle eski kesinlikler dağılmakta ve mantık delileri heryerde geri çekilmekte. Bush dönemi Merkez Bankası başkanı Alan Greenspan, Amerika'nın finansal çöküşünü değerlendirirken 2008'de halka şöyle seslenmişti  " Hissedarların haklarını koruması için borç veren kurumların çıkarcı perspektifine güvenenler, ben de dahil olmak üzere, şok edici bir şüpheye kapılmış durumdayız." Böylesi, durumu yumuşak bir şekilde anlatmaktır. Ülkenin 20 yıl boyunca baş ekonomisti, katı pozitivizmin 50 yılının ürünü, insanlara bugüne kadar yanlış bilimi empoze ettiklerine dair korkunç gerçeği safça ifade ediyor. Greenspan'dan anladığımız şey şu:  pozitivist ekonominin Newtoncu kuralı - kişisel çıkar prensipi, ekonominin kalbindeki "rasyonel maksimizasyon" - tamamen sorunludur. Artık bugün ekonomik düşüncede herşey olduğu gibi devam etsin demek fiziği görecelilik veya termodinamik olmadan düşünmek gibidir.

Spekülasyonun sınırlarından gerçeğe doğru yol alabilmek için bilimsel bir deney yapmak gerekirse bunun tekrarlanabilirlik testini geçmesi gerekir. Bir sonucun doğru olarak kabul edilmesi için kişiye bağlı olmadan aynı sonuç alınabiliniyor olmalı. İdeolog değil  hakiki bilimadamı (laboratuvar önlüğüyle v.s.) olarak kabul görelim diye çabalarken ekonomi teorisyenleri şimdiye kadar sadece şu ekonomik fenomeni yeniden ürettiler - Buhran. Onların sözde araştırmalarından bir tek tez ispatlanabilir: serbest piyasa liberalizmi toplumun en zengin kesimleri için kısa vadeli finansal kazanç sağlarken bu süreci ekonomik çöküş dönemleri takip etmekte.

Küresel ekonomik ve ekolojik kriz üzerimize çökerken pozitivistler doğrusal olmayan, gerçek dünya sistemleri kavrayışının zayıf kaldığını ve matematik modellerinin çok sınırlı açıklayıcılığı olduğunu kabul etmek zorunda kalıyorlar. Bugün ekonomi her açıdan - büyüme, özgürlük, gelişme, refah, kişisel fayda - temel ilke ve aksiyomlarına kadar  yeniden düşünülmekte. Ekonomi uğraşı deyim yerindeyse Nietzscheci yaratıcı yıkım dönemine giriyor.

Mantık müptelalarını son bir hamleyle tarihin çöp sepetine yollamak için uygun bir dönemdeyiz. Biz ekonomik heterodokslar, çevreci ekonomistler ve dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde profesörler ve öğrenciler, neoklasik paradigmayı şutlayabilir ve yeni bir ekonomi kavrayışının yolunu açabiliriz - bir psikonomi, bir bionomi, yalınayak bir ekonomi - sihir, gizem, duygusallık ve sezgisellikle dolu geniş aralıklı, çok yönlü, insan ölçekli bir disiplin.

Kalle Lasn and Darren Fleet

Translated by [email protected] – help us in translating Adbusters!